DENİZ KAPLUMBAĞALARI
 


Yaklaşık 95 milyon yıldır yerküre üzerinde yaşadığı bilinen Deniz kaplumbağaları,
akrabalarından bir çok canlı türünün yok olmasma karşılık, uzun bir zaman periyodu boyunca
doğal şartlara üstün bir ekolojik tolerans göstererek nesillerinin devamım basan ile sürdürebilen
ender canlılardan biridir.

Deniz kaplumbağaları göçmen türler olup, yaşamlarının önemli bir bölümünü okyanus ve
açık denizlerde de geçirebilir, ancak yuvalamak için kumsal alanlara ihtiyaç duyarlar.

Deniz Kaplumbağaları, son 40-50 yıllık zaman zarfında çevre kirliliği, yuvalama kumsallarının turizm ve ikinci konut amaçlı kullanımı, balıkçılık faaliyetleri ile kumsallardan kum alımı gibi faaliyetler sonucu önemli tehlike altına girmiş durumdadır.

   
   
   
   

IUCN (Uluslararası Doğal Hayatı Koruma Birliği) kriterlerine göre Caretta caretta

"Vulnerable" (Zarar Görebilir), Chelonia mydas ise "Endengered" (Nesli Tehlikede)
statüsündedir.

Nesli tehlikede olan Deniz Kaplumbağaları taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler (Bern
ve Barselona) ve bu sözleşmeler kapsamında ulusal düzeyde yapılan çalışmaları ile koruma altına
alınmış durumdadır.

TÜRKIYE'DE DENİZ KAPLUMBAĞALARI KORUMA ÇALIŞMALARI

Bu güne kadar Deniz Kaplumbağalarının korunmasına ilişkin olarak bir çok uluslararası
sözleşme imzalanmış ve bu türlerin korunması konusunda ulusal ve uluslararası platformda bir çok
kurum ve kuruluş çalışmalar yapmıştır.

Doğa koruma amacına yönelik olarak Uluslararası platformda imzalanan birçok sözleşme
deniz kaplumbağalarının korunmasına ilişkin hükümler içermektedir.

Bu sözleşmeler;

  • AFRİKA SÖZLEŞMESİ
  • CITES SÖZLEŞMESİ
  • BONN SÖZLEŞMESİ
  • BERN SÖZLEŞMESİ
  • BARSELONA SÖZLEŞMESİ

Bu sözleşmeler dışında GÜNDEM 21 ve BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK SÖZLEŞMESİ'de
tehlike altındaki türlerin dolayısıyla deniz kaplumbağalarının ve yaşama ortamlarının korunması
konusunda hükümler içermektedir.

Bu sözleşmeler içerisinde deniz kaplumbağalarının korunması hedefine yönelik özel
hükümler içeren ve ülkemizin de taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ayrı bir öneme sahiptir.
20.02.1984 tarih ve 18318 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Bern
Sözleşmesi'nin (Avrupa'nın yaban hayatı ve yaşama ortamlarını koruma Sözleşmesi) Ek 2:

Kesin koruma altına alınan fauna türleri listesinde Caretta caretta ve Chelonia mydas türü deniz
kaplumbağaları yer almakta olup. Sözleşmenin 6. maddesinde "her akit taraf, II nolu ek listede
belirtilen yabani fauna türlerinin korunmasını güvence altına alacak uygun ve gerekli yasal ve idari
önlemleri alacaktır" hükmü yer almaktadır.

12.6.1981 tarih ve 17368 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe Barselona
sözleşmesi ve eki protokoller çercevesinde yapılan toplantı sonucu yayınlanan Cenova
Deklerasyonu ile Barselona sözleşmesine bağlı taraflar, Akdeniz'in deniz kaplumbağalarının
korunmasını 1985-1995 periyodu için öncelikli hedeften aarasına dahil etmişlerdir.

Yine BARSELONA Sözleşmesi kapsamında 3-6/10/1989 tarihleri arasında Atina'da
yapılan toplantıda kabul edilen Akdeniz Eylem Planı çerçevesinde alınan kararlar ile deniz
kaplumbağalarının korunmasına yönelik uluslararası platformda kararlar alınmıştır.

Özellikle 1980'li yıllarda ülkemizin taraf olduğu BERN ve BARSELONA Sözleşmeleri
ile BARSELONA Sözleşmesi eki protokoller çerçevesinde yayınlanan Cenova Deklerasyonu ve
BARSELONA Sözleşmesi kapsamında kabul edilen Akdeniz Eylem Planı çercevesinde alınan
kararlar ile deniz kaplumbağalarının korunması ülkemiz gündemine girmiştir.

1986 yılında yapılan Bern Sözleşmesi 6. Daimi Komite toplantısında, Avrupa Herpetoloji
Derneği'nin Yunanistan'da Zakynthos ve Türkiye'de Köyceğiz-Dalyan aleyhinde kararlar
çıkarmak üzere teklifte bulunması üzerine Bern Sözleşmesi Daimi Komitesi iki ülke için de bu
habitatların korunması konusunda tavsiye kararı almıştır.

Bunun üzerine Köyceğiz Turizm Gelişme Projesi için çevresel etki değerlendirilmesi
yapılmış, daha sonra bu projeden tamamen vazgeçilerek Köyceğiz Dalyanı, Gökova Körfezi'nin
bir bölümü ve Göçek Körfezi'nin bir bölümü Bakanlar Kurulu Kararı ile 05/07/1988 tarihinde
Özel Çevre Koruma Statüsüne alınmıştır.

30 Ekim 1989 tarih ve 20327 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 1990 yılı programının
uygulanması, Koordinasyonu ve izlenmesine Dair Bakanlar Kurulu Kararının Çevre ile ilgili
tedbirler bölümünün 26. maddesinde "Deniz Kaplumbağalarının yumurta bıraktıkları 17 önemli
yuva bölgesinin koruma altına alınması ile, deniz kaplumbağaları populasyonlarının ve çevredeki
zararlı etkilerinin uzun süreli kontrolünü sağlayacak bir program başlatılacaktır." hükmü yer almış
bu çerçevede ulusal ölçekte yapılan çalışmalar ile korumaya ilişkin önlemler alınmıştır.

Deniz kaplumbağalarının korunması amacıyla 1989 yılında

-Başbakanlık Çevre Müsteşarlığı,

-Başbakanlık Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı,

-Bayındırlık ve iskan Bakanlığı,

-Turizm Bakanlığı,

-Tarım, Orman ve Köyişleri Bakanlığı,

-Hacettepe Üniversitesi,

-Dokuz Eylül Üniversitesi,

-Doğal Hayatı Koruma Derneği

temsilcilerinden oluşan bir komisyon kurulmuş ve Tarım, Orman ve Köyişleri Bakanlığının
koordinatörlüğünde yürütülen çalışmalarla konu ile ilgili araştırma ve bilimsel yayınlar derlenerek
koruma tedbirleri geliştirilmiştir.

Bu tedbirlerin uygulanmasını izlemek amacıyla Şubat-1990 yılında "Deniz
Kaplumbağaları izleme-Değerlendirme Komisyonu" kurulmuş ve daha sonra 1991 yılında
Çevre Bakanlığının kurulması ile birlikte koordinatörlüğü Çevre Bakanlığı üstlenmiştir.

Bu tarihten itibaren "izleme Değerlendirme Komisyonu'na Kültür Bakanlığı ve konu ile
ilgili uzmanlar katılmışlardır.

Komisyon periyodik aralıklarla toplantılar ve yerinde inceleme çalışmaları yapmış, deniz
kaplumbağalarını ve yuvalama alanlarını tehdit eden faktörleri tespit ederek, korumaya yönelik tedbirler geliştirmiştir.

Ulusal düzeyde yapılan çalışmalar ile Akdeniz kıyılarındaki 17 kumsal önemli yuvalama alanı olarak tespit edilmiştir.

Bu alanlar; Ekincik, Dalyan, Dalaman, Fethiye-Çalış kumsalı, Patara, Kale, Kumluca, Tekirova, Belek, Kızılot, Demirtaş, Gazipaşa, Anamur, Göksu Deltası, Kazanlı, Akyatan ve
Samandağ kumsallarıdır.

Daha sonraki yıllarda yapılan çalışmalar ile 17 önemli deniz kaplumbağaları yuvalama alanına OIympos-Çıralı, Alata ve Yumurtalık kumsalları da eklenmiştir.

Yapılan çalışmalar ile Ekincik, Dalyanı, Dalaman, Fethiye, Patara, Belek, Göksu Deltası kumsalları Bakanlar Kurulu Kararı ile Özel Çevre Koruma Statüsüne alınmıştır.

Yumurtalık kumsal Tabiatı Koruma Alanı, Akyatan Yaban Hayatı Koruma Sahası

statüsüne alınmış, diğer kumsallardan Demirtaç, Gazipaşa, Anamur, Alata, Kazanlı, Tekirova ve Kale I.Derece Doğal Sit, Kumluca, Samandağ ve Kızılot kumsalları Deniz Kaplumbağaları
Koruma Alanı olarak koruma altına alınmıştır.

1990-2000 tarihleri arasmda üreme alanlarında birçok kez yerinde inceleme çalışması gerçekleştirilmiş, kumsalların mevcut durumu yanında sorunlar ve korumaya ilişkin tedbirler
geliştirilmiştir.

Yapılan çalışmalar sonucunda "Deniz Kaplumbağaları Koruma Alanları" I. Koruma Bölgesi, II. Koruma Bölgesi, Tampon Bölge ve Etki Alanı olarak tespit edilmiştir.

DENİZ KAPLUMBAĞALARI ÜREME VE KORUMA ALANLARI KORUMA- KULLANMA KOŞULLARI

Deniz kaplumbağaları yumurtlama kumsalları dört bölüme ayrılmıştır:

I. l .Derece Koruma Bölgesi: (kıyı çizgisinden itibaren 65 m lik alanı kapsar)

a. Bu alanda; 3261 sayılı Kıyı Kanunu'nun 6. maddesi ile Kıyı Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 23. ve 14. maddesinde tanımlanan yapı ve tesisler yapılamaz. 7. madde kapsamındaki dolgu ve kurutma yoluyla arazi kazanılamaz. Kum çıkarılamaz ve kumulların şekli değiştirilemez. Bu alanda araç ve binek hayvanı ile dolaşılamaz.

b. Bu alanda Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından tanıtıcı ve koruyucu levhalar konulması sağlanacaktır.

c. Gece ziyaretçi girişi ve ışık kullanılması yerel idarelerce engellenecek ve bu husus, gerekli önlemler alınmak suretiyle denetlenecektir.

d. Deniz kaplumbağalarının çiftleşme zonunda (l mil içinde) ve üreme mevsiminde (l Mayıs-30 Eylül) Deniz kaplumbağalarının yaşamlarını, kıyıya çıkışlarını ve denize dönüşlerini etkileyecek şekilde balıkçı ağları kurulmaması için gerekli tedbirler Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca alınacaktır.

e. Bu alanda yapılacak uygulamalarla ilgili olarak Çevre ve Orman Bakanlığının görüşü alınacaktır.

II. 2. Derece Koruma Bölgesi:

a. Bu alanda; l.cil Koruma Bölgesindeki şartlar geçerli olup, sadece sabit olmayan ve kuma çıkılmayan gölgelik kullanılabilir.

III. Tampon Bölge

a. Bu alanda; imar planı kararıyla konaklama hariç, günübirlik turizm yapı ve tesisleri yapılabilir.

b. Bu alanda yapılacak tesisler ve plan değişiklikleri ile ilgili olarak Çevre ve Orman Bakanlığının görüşü ile birlikte Tarım ve Köyişleri Bakanlığının görüşü de alınacaktır.

c. Yumurtlama alanından görülecek kara yolu kenarında ve otoparklarda motorlu

araçların farlarından çıkan ışıkları engellemek için gereken peyzaj düzenlemeleri ilgili idareler tarafından yapılacak ve yaptırılarak denetlenmesi suretiyle ışıkların perdelenmesi sağlanacaktır.
Tesislerde ışıklandırma asgari seviyede tutulacak, ışık kaynağının kumsaldan görülmemesini sağlamak ve kumsalın aydınlanmasını önlemek için dış ışıkların yerden itibaren yüksekliği 1,5 metreden fazla olmayacaktır.

d. İç ışıklandırma ise, mevcut veya yapılacak tüm yapılaşmalarda, yapıların kumsaldan görünebilen bölümlerinde ışığın sızmasını önleyici tedbirler alınacaktır. (perde, panjur, jaluzi, renkli cam vb.)

IV. Etki Alanı

a. Bu alanda, tampon bölgenin b,c ve d maddelerinde belirtilen hususlara uyulmak kaydı ile imar planına uygun yapı yapılabilir.
28.03.2000 tarihinde gerçekleştirilen "Deniz Kaplumbağaları İzleme ve Değerlendirme Komisyonu'nun" toplantısında; 10 yıllık süreçteki değişim ve gelişmeler, yapılan çalışmalar ve uygulamadaki dar boğazlar değerlendirilmiştir.

Değerlendirme neticesinde eğitim ve araştırma çalışmalarını daha etkin ve sürekli kılmak üzere hazırlanacak yıllık programlar dahilinde yürütülmesi için " Bilim Komisyonu"nun İzleme ve koruma çalışmalarında yerel teşkilatları sorumlu kılmak ve bu kuruluşların koordineli bir şekilde çalışmalarını sağlamak üzere yuvalama alanlarının bulunduğu illerde "Yerel Komisyonların ve tüm bu çalışmaların ulusal düzeyde koordine edilmesi için de Bakanlıklar düzeyinde "Ulusal Komisyonsun kurulmasına karar verilmiştir.

A) ULUSAL KOMİSYON
Kuruluş

Ulusal Komisyon aşağıda belirtilen kurumların temsilcilerinden oluşur.

• Çevre ve Orman Bakanlığı

• Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı

• Tarım ve Köyişleri Bakanlığı

• Bayındırlık ve iskan Bakanlığı

• Turizm Bakanlığı

• Kültür Bakanlığı

• Ulaştırma Bakanlığı

• Milli Eğitim Bakanlığı

• Denizcilik Müsteşarlığı

• Sahil Güvenlik Komutanlığı

• Bilim Komisyonu Temsilcisi

Komisyonun koordinasyonunu ve Başkanlığını, Çevre ve Orman Bakanlığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü yürütür.

Ulusal Komisyon ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde olmak üzere yılda en az iki kez toplanır. Bakanlık gerekli gördüğünde komisyonu olağanüstü toplantıya çağırabilir ve mahallinden
veya merkezden başka kurum ve kuruluşları da komisyon toplantılarına davet edebilir.

Görevleri

• Bilim Komisyonun ile Yerel Komisyonun çalışma programları ve önerileri de dikkate alınarak yıl içersinde yapılacak araştırma, izleme, koruma ve eğitim çalışmalarına ilişkin yıllık çalışma programını yapar.

• Yıllık çalışma programının ulusal ve yerel düzeydeki uygulamalarını değerlendirir.
Varsa uygulamadaki sorunların çözümü için kararlar alır ve ilgili kurumlara bildirir.

• Bilim Komisyonun önerilerini görüşür, gerektiğinde yerinde inceleme yapar ve karara bağlar, uygulanması için ilgili kurumlara bildirir. Uygulanamadığı durumlarda gerekçeli rapor hazırlar.

Uluslararası sözleşmeler kapsamında alınan kararları değerlendirir ve bu kararların ulusal düzeyde uygulanmasma destek verir.

B) BİLİM KOMİSYONU
Kuruluş

  • Bilim Komisyonu aşağıda belirtilen kurumların temsilcilerinden oluşur,
  • Çevre ve Orman Bakanlığı
  • TÜBİTAK
  • Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi
  • Hacettepe Universitesi
  • Çukurova Üniversitesi
  • Akdeniz Üniversitesi
  • Pamukkale Üniversitesi
  • Ege Üniversitesi
  • O.D.T.U. Erdemli Deniz Bilimleri Enstitüsü
  • Doğal Hayatı Koruma Demeği
  • Türk Deniz Araştırmaları Vakfı

 

Komisyonun koordinasyonunu ve Başkanlığını, Çevre ve Orman Bakanlığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü yürütür. Gerek görüldüğünde, komisyona başka kuruluş ve kişiler davet edilebilir. Bilim Komisyonu, Ulusal Komisyonun olağan toplantılarından en az l ay önce toplanır. Gerekli görüldüğünde komisyon üyelerinin teklifi ile komisyon olağanüstü toplantıya çağrılabilir.

Görevleri

• Araştırma, izleme ve eğitim çalışmalarında en uygun metodolojinin kullanılmasını ve bu çalışmaların bir program dahilinde yürütülmesini sağlar.

• Araştırma ve izleme çalışmalarında elde edilen bilgiler ile Yerel Komisyondan gelen bilgileri değerlendirir. Bu bilgiler ışığında alanların koruma önceliklerini ve koruma ve kullanım koşullarını belirleyerek Ulusal Komisyon'a sunar.

C) YEREL KOMİSYON
Kuruluş

Yerel komisyon aşağıda belirtilen kurumların temsilcilerinden oluşur.

• Ulusal Komisyon Üyelerinin Taşra Teşkilatları

• Yerel Yöneticiler

• Bölge Üniversiteleri

• İlgili Yerel Gönüllü Kuruluşlar

Komisyonun koordinasyonu İl Çevre ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülür. Komisyon kendi içerisinde bir Başkan seçer ve sekreterya görevini İl Çevre ve Orman Müdürlüğü yürütür.
Gerektiğinde ilgili diğer kurum, kuruluş ve kişiler komisyon toplantısına davet edilebilir ve komisyonu olağanüstü toplantıya çağrılabilir.

Görevleri

• Yerel komisyon yıllık çalışma programlarını yapmak ve yapılan uygulamaları değerlendirmek üzere Ulusal Komisyonun toplantısından en az 1 ay önce olmak üzere toplanır.
Ayrıca, deniz kaplumbağaların alanları kullanma durumlarına göre (üreme, beslenme, kışlama) çalışmalarının planlanması ve uygulanması amacıyla her 3 ay'da bir toplanır.

• İzleme, eğitim ve koruma çalışmalarına ilişkin yıllık çalışma programlarını, uygulamalarla ilgili öneri ve darboğazlar ile 3'er aylık çalışma dönemlerine ilişkin raporları hazırlar ve düzenli olarak Bilim Komisyonu'na aktarılmak üzere Çevre ve Orman Bakanlığı'na bildirir.

DENİZ KAPLUMBAGALARININ KORUNMASI AMACIYLA
ÇEVRE ve ORMAN BAKANLIĞINCA YAPTIRILAN PROJELER

PROJENİN ADI: Deniz Kaplumbağalarını Koruma Planı Projesi Kapsamında; Doğu Akdeniz Bölgesindeki Deniz Kaplumbağalarının Korunmasına Yönelik Yönetim Planı ilkeleri
Projesi

BAŞLAMA/BİTİŞ TARİHİ: 1995 - 1997

PROJE YÜRÜTÜCÜSÜ: Hacettepe Universitesi

PROJENİN ADI: Deniz Kaplumbağalarını Koruma Planı Projesi Kapsamında; Batı Akdeniz Bölgesindeki Deniz Kaplumbağalarının Korunmasına Yönelik Yönetim Planı ilkeleri
Projesi

BAŞLAMA/BİTİŞ TARİHİ: 1998 - 1999
PROJE YÜRÜTÜCÜSÜ: Hacettepe Universitesi

PROJENİN ADI: Deniz Kaplumbağalarını Koruma Planı Projesi Kapsamında; Antalya- Belek Kumsalının Deniz Kaplumbağalarının Korunmasına Yönelik Ekolojik Araştırma I. Alt Projesi

BAŞLAMA/BİTİŞ TARİHİ: 2000 - 2001
PROJE YÜRÜTÜCÜSÜ: Belek Turizm Yatırımcıları (BETÜYAB)

PROJENİN ADI: Türkiye'nin Akdeniz Sahillerindeki Kaplumbağa Ölümleri ve Ağır
Metal Kirliliği Araştırma Projesi

BAŞLAMA/BİTİŞ TARİHİ: 2000 - 2001
PROJE YÜRÜTÜCÜSÜ: Pamukkale Üniversitesi

PROJENİN ADI: Deniz Kaplumbağalarını Koruma Planı Projesi Kapsamında; içel - Kazanlı Kumsalında Deniz Kaplumbağaları Populasyonunun İzlenmesi III. Alt Projesi Projesi

BAŞLAMA/BİTİŞ TARİHİ: 2001 - 2002
PROJE YÜRÜTÜCÜSÜ: Dokuz Eylül Üniversitesi - Buca Eğitim Fakültesi

PROJENİN ADI : Deniz Kaplumbağalarını Koruma Planı Projesi Kapsamında; Muğla-Dalaman Bölgesindeki Kıyı ve Sulak Ekosisteminin Araştırılması II. Alt Projesi

BAŞLAMA/BİTİŞ TARİHİ: 2001 - 2004 (Devam etmektedir.)

PROJE YÜRÜTÜCÜSÜ: Pamukkale Üniversitesi - Fen Edebiyat Fakültesi

ÇEVRE ve ORMAN BAKANLIĞINCA DENİZ KAPLUMBAGALARININ KORUNMASI AMACIYLA YAPILAN EĞİTİM ÇALIŞMALARI

-TÜBİTAK ve Bakanlığımızın ortak katkısı ile yuvalama kumsallarından önemli ölçüde kıyı erozyonunun yaşandığı kıyılarımızda "Kıyı Erozyonu Konuşanda Bilimsel Eğitim" adlı proje çerçevesinde Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı okullarda eğitim
seminerleri düzenlenmiştir.

Bakanlığımızca değişik tarihlerde kumsalları aktif şekilde kullanan balıkçılara, turizmcilere, öğrencilere yönelik olarak eğitim programları yapılmıştır.

DENİZ KAPLUMBAĞANIN GENEL ÖZELLİKLERİ

• Yaklaşık 50-200 yumurta/yuva ve 3-5 yuva/sezon

• Kuluçka Peryodu: 45-70 gün

• Yumurta ölçüşü: 40-50 mm

• Yavru Ağırlığı: 20 gr.

• Dişiler doğdukları kumsala yumurtlamak üzere geri dönerler

• Çoğu türün nesli tehlike altındadır

• Asırlıkları 40 Kg. ile 550 Kg. arasında değişir

DENİZ KAPLUMBAĞA TÜRLERİ VE GENEL ÖZELLİKLERİ


Akdenizde Yuva Yapanlar: Caretta caretta ve Chelonia mydas

Akdenizde Yaşadığı Belirlenenler: Dermochelys coriacea, Lepidochelys kempi,
Eretmochelys imbricata.

Caretta caretta : İribaş kaplumbağa


  • İri kafası ve çok kuvvetli çenesi vardır.
  • Erginde Düz karapaks boyu: 80-90 cm
  • Kahverengi renklidir.
  • Asimetrik yürüyüş şekli vardır. Ön ayaklar ardışık hareket eder, arka ayaklar birlikte veya ardışık olabilir.
  • Karapaksta 5 Costal plağı ve Kafada 2 çift prefrontal plak vardır.
  • Etçildir. (Yengeçler, deniz anası, kabuklular ve süngerler)
  • Bazıları kış uykusuna yatabilirler (Çamurlara gömerek).

Chelonia mydas : Yeşil kaplumbağa

  • Erginde Düz karapaks boyu: 100 cm
  • Karapaks koyu kahverengi renklidir.
  • Karapaksta (sırt kabuğunda) 4 Costal, kafada bir çift prefrontal plak vardır.
  • Eti yeşil renkli olduğu için yeşil kaplumbağa denmiştir.
  • Simetrik yürüyüşe sahiptir. Ön ve arka ayaklar aynı anda peş peşe hareket eder,
  • Otçuldur. (Deniz algleri, deniz yosunları)

DENİZ KAPLUMBAGALARININ BİYOLOJİSİ VE YUVALAMASI

Deniz kaplumbağaları sadece yumurtlamak amacıyla kumsala çıkarlar. Dişiler 2-4 yılda bir yumurtlar ve aynı sezonda birden fazla yuva yapabilirler. Yuvalama dönemi Mayıs-Eylül ayları
arasındadır. Yuva derinliği türe göre 50-80 cm arasında değişebilir. Bırakılan yumurta sayısı bir defada 70-150 adet arasında olmaktadır. Yuvalama süresi 1-2 saati bulabilir.

Tahrip edilmemiş ve bozulmamış yuvalardan yaklaşık 2 ay sonra yavrular çıkar. Yavruların bir kısmı denize ulaşamadan predatörler tarafından yok edilir. Yavruların çok az bir kısmı eşeysel
olgunluğa ulaşabilmektedir. Erginliğe ulaşma yaşı (6-8, 15-20 yıl) konusunda değişik veriler mevcuttur. Yavrudan ergin döneme geçişte beslenme alanlarına göç ederler. Ergin döneminde bu
alanlar ile yuvalama alanları arasında göçler söz konusudur.

Yuvalama öncesi dişi kaplumbağa su yüzeyine çıkarak tehlikelere karşı hassas bir durumda ıslak zonda dinlenir. Kumsalın durumunu kontrol ettikten sonra sudan biraz uzakta kumsalın durumuna göre 15-50 metre mesafede uygun bir alan bulur, önce vücudunu gizleyebileceği bir gövde çukuru, daha sonra 40-50 cm derinliğinde bir "yumurta çukuru" açar. Daha sonra masa
tenisi topuna benzeyen yüzlerce yumurtayı bu çukura bırakır. Yumurtlama başlayıncaya kadar dişi bireyin çevreye duyarlılığı had safhadadır. En ufak bir etkenden veya gürültüden ürkerek yuvayı
terk eder ve denize döner. Yumurtlama başladıktan sonra çevreden etkilenme eşiği giderek azalır ve artık ürkütücü faktörlerden etkilenmez. Bu durum yumurtlama bitip yuva kapatılıncaya kadar sürer.

Yuva Yapım faaliyetleri genellikle saat 22.00 ile 04.00 arasındadır. Yumurtaların kuluçka süreleri yuva içi sıcaklığa bağlı olarak değişir. Ülkemiz sahillerinde bu süre 50-65 gündür.

2 AYLIK KULUÇKA SÜRESİ SONUNDA;

Yavrular yumurta dişi ik kabuğu yırtar (l gün böyle kalır)

Yavaş yavaş kumun yüzeyine doğru çıkar (3-7 gün)

Yüzeye ulaşanlar nadiren hepsi birlikte, çoğunlukla 1-7 gün sürede çıkışlarını tamamlarlar.

Ay ışığı, dalgaların parıltısı, dalga ses ve titreşimleri yavruların denize yönelimine yardımcı olur.

Kum yüzeyinin geceleyin soğuması bu çıkışı yönlendirir.

Plaj yüzeyine çıkan yavrular plajdan aşağı denize doğru bir emekleyişe başlarlar. Yuvrular bu hareketlerinde pozitif fotoperiyodizm davranışı yani ışığa yönelim davranışı gösterirler.

Yumurtadan çıkış ile suya giriş arasındaki zaman dilimi içerisinde "Kimyasal Damgalanma" hipotezine göre plaj tarafından damgalandıkları ve erginleştiklerinde doğdukları plajı yuvalama amacı ile bulabilmek için bir takım kimyasal veriler aldıkları savunulmaktadır. Ancak bu hipotezi destekleyecek yeterli veriler bulunmamaktadır.

YUVALAMA SAHFALARI

Denizden su yüzeyine çıkma (Sakin ortam, düşük tuzluluk, nehir ağızları)

Sahile çıkma

Vücut çukuru kazma (ön ayaklarla)

Yumurta çukuru kazma (arka ayaklarla). (Bu nedenle yuva çukuru arka ayak boyuna ve kazılan vücut çukuru derinliğine göre değişir. Örneğin C.caretta 50-60 cm derine yumurtlarken, C. mydas 80-100 cm derine yumurtlar.)

Yumurtlama

Yumurta çukurunu kapatma (arka ayaklarla)

Vücut çukurunu kapatma

Denize geri dönüş

YAVRU İÇİN TEHLİKELER

Yüksek sıcaklık (kuruma)

Predasyon (yengeç, köpek, tilki vb.)

Yanlış yönelim

Mor, mavi ve yeşil
(dalga boyu düşük, enerjisi, şiddet ve frekansı yüksek) :çok etkili

Kırmızı, sarı ve turuncu

(dalga boyu yüksek, şiddeti düşük): az etkili
Derin araç izleri ve büyük çöplerin denize ulaşımı engellemesi

DENİZ KAPLUMBAĞALARININ BESLENMESİ

Genel olarak deniz kaplumbağalarının besinlerini üç grupta toplayabiliriz. Caretta ve Chehnia'nın yavruları plankton ve küçük böceklerle beslenmesine rağmen, büyüdükçe Caretta etçil, Chelonia ise otçul beslenmektedir.

Birinci grubu böcekler ve planktonlar (karınca, sinek, bitki çekirgeleri ve küçük su yüzeyinde yüzen canlılar ve balık yumurtaları),

İkinci grubu deniz hayvanları (Yengeçler, balıklar, kabuklu deniz hayvanları, midye, deniz anaları)

Üçüncü grubu ise deniz bitkileri (sargassum-deniz algi, deniz marulu gibi bitkiler) oluşturmaktadır.

CİNSİYET BELİRLENMESİ

Sürüngenlerin çoğunda cinayet kromozomu yoktur.

Bu nedenle sıcaklık, hormooal farklılık, gonad belirleyici genler, gonad oluşumu, hormon ve dış görünüş olarak cinsel farklılık oluşmaktadır.

Cinsiyet embriyonik edişim sırasında kuluçka süresinin ortadaki 1/3 lük döneminde (60 günlük kuluçka süresinin 20-40 cinleri arası) belirlenmekledir.

Bu süre zamanındaki sıcaklığa göre yavruların cinsiyetleri belirlenmektedir.

32 oC civarında dişi, 26 oC civan erkek birey oluşmakta, 29 oC civarı ise yansının dişi yansının erkek oluşmasına yol açmaktadır.

CDENİZ KAPLUMBAĞALARIN YAŞAM DÖNGÜLERİNİ OLUMSUZ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

Ana kaplumbağalar kumsalda gürültü, yapay ışık (otel, evi yol ışıkları) ve hareketli cisimler varsa yumurtalarını bırakmadan denize dönerler.

Yavru kaplumbağalar ise kumsalda yapay ışık varsa ay ışığı yerine yapay ışığa doğru gideceğinden denize ulaşamayarak ölürler.

Eğer kumsalda at, köpek, yengeç, tilki gibi hayvanlar varsa bu hayvanlar hem yumurtaları hemde yavru kaplumbağaları yerler.

KORUMAYA YÖNELİK OLARAK ALINABİLECEK ÖNLEMLER:

• insanların kumsallara gece ziyaretleri

• Araç trafiği ve şemsiye ve Şezlong kullanımı

• Kumsaldan görülen ışıklandırmalar

• Yanlış yapılanmalar

• Zararlı predasyonlar

Kumsalın korunmasına yönelik faaliyetler:

• Üreme sezonunda kumsala gece ziyareti kontrol edilmelidir.

• Bölge halkının ışıklandırma ve kumsaldaki şezlong ve şemsiye kullanımı bakımından eğitilebilir.

• Işıklandırmalar perdelenmeli veya önünü kapatabilecek ağaçlandırma yapılmalıdır.

• Işıklar yüksek dalgaboylu (kırmızı, san) veya düşük basınçlı sodyum lambalarının kullanımı sağlanmalı

• Kumsallarda yanlış yapılanma önlenmeli

• Yuva tahribatlarının kontrolü yapılabilir.

(Kafesleme, yer değiştirme)

• Ancak %3 civarının erginleşebildiği ve yaklaşık 1000 yumurtadan ancak l tanesinin 50 yaşlarına ulaşabildiği deniz kaplumbağalarını korumak için denizdeki zararlı faaliyetler kontrol edilmelidir.

Kaynak: T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü

TÜRKİYE'DE DENİZ KAPLUMBAĞALARI